
Bundan daha güzel bir resim gördüğümü sanmıyorum
Yarın sabah hava güneşli, öğlene kadar Bach dinlenebilir, akşam üzeri hafif bulutlu, Janis Joplin dinleyebilirsiniz. Önümüzdeki kış sert geçeçek, bu sayede Proust’u nihayet bitirebilirsiniz gibisinden bir hava durumu olmadığı sürece, hava durumlarını dinlemenin bir anlamı yok…
Kar geliyor… kar geliyor… kar geliyor, e gelsin anasını satiiim..napalım yani?
“Önümüzdeki kış sert geçeçek, bu sayede Proust’u nihayet bitirebilirsiniz”
tam haleti ruhiyemi açıklamışsın.. :))
gına geldi her sene son bin yılın en soğuk kışı ile en on elli bin yılın en sıcak yazını yaşamaktan, mart kardeşim işte, ne bekliyorsunuz. erzuruma 3 metre kar yağmış, hiç mesele olmuyor, istanbul’a 3cm yağıyor o da tutmuyor diye haybeye galeyana gelmem. bıktım bu istanbul temelli bakış açısından.
bi de bişi duydum, proust’u bitiren ölüyormuş, o yüzden kimse bitirmiyor. buzul çağına felan girmek lazım belki onun için.
3 kere denedim çiçek açmış genç kızların gölgesinde’yi okumayı, inanmazsın bir hafta önce falan tamamına erdirdim, bitirdim…
bi süredir notlar alıyorum “neden proust okuyamıyorum” üzerine.. genet’nin falan da çeşitli görüşleri var bu konuda, fırsat bulursam bi derleme yazacağım bloga..
not: ben ilk günden bu kar tutmaz, abartmayın dedim ama dinlemediler azizim ;)